Başçavuş
Albayı tutuklayacakmış
Albay, binbaşıya: -Yarın güneş tutulacak. Bu
her zaman görülen bir şey değildir. Erleri
talim elbiseleri ile talim meydanına getirin
de olayı görsünler. Ben de orada bulunup
kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet
yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz. O
zaman erleri, üstü kapalı talimgaha
götürürsün. Binbaşı, yüzbaşıya: -Albayın
emri ile yarın sabah saat dokuzda güneş
tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay
değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey
görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı
talimgahta gerekli talim elbisesiyle
yapılacaktır. Yüzbaşı, teğmene: -Albayın
emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi
ile güneş tutulmasının açılış merasimi
yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu
durum pek görülen bir olay değildir, Albay
kapalı talimgahta gerekli bilgiyi
verecektir. Teğmen, başçavuşa: -Yarın sabah
dokuzda hava güzel olursa, talim kıyafeti
ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta
yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra
yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir
olay değildir. Basçavuş, askere: -Yarın
sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı
tutacağız. Sabah hepiniz talim teçhizat ile
hazır olun. Askerler kendi aralarında:
-Yarın sabah bizim başçavus Albayı
tutuklayacakmış.
Akıllı Er
Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de
genc kiz trende ayni kompartmanda yolculuk
etmektedir. Tren bir tunele girip kompartman
karardigi zaman, MUCUK bir öpücük sesi ve
ardindan SIIRRRRAAAK ! diye bir tokat sesi
duyulur. Tünelden ciktıktan sonra yasli
kadin "Aferin genc kiza Nasil yapistirdi
tokadi" diye düsünmekte ve kafasini
sallamaktadir.
Genc kiz da "Zevksiz herif bu morukta ne
buldu ki , bi de öpmeye kalkti ama kadin da
iyi yapistirdi " diye dusunmektedir.
Albay ise "Ulan bizim esoglusu er, kizi
öptü. Tokadi biz yedik" diye yanarken er de
icinden soyle düsünmektedir:
"Hehe. Aferin lan bana. elimi öpüp nasil
yapistirdim tokadi albaya...
Kahraman Er
Erler sabah yoklamasında, çavuş içlerinden
birine soruyor;
- Söyle bakalım nerdensin ?
- Maraş'lıyım komutanım..
Çavuş sinirleniyor ve askere okkalı bir
tokat atıyor. Ardından tekrar soruyor
- bir daha söyle bakalım nerdensin ?
- Maraş'lıyım komutanım..
Çavuş bu sefer iyice hiddetleniyor ve askere
okkalı bir tokat daha atıyor. Ardından
tekrar soruyor
- ulan sona son defa soruyorum nerelisin ?
- Kahramanmaraş'lıyım komutanım..
- Hah şimdi oldu diyor çavuş ve yanındakine
soruyor,
- Oğlum sen nerelisin ?
- Kahramansinop'luyum komutanım !
42 Yıl
İki adam yolun iki tarafından birbirlerine
doğru yürüyolarmış. İkisi de diğerinin
sağ ayağını sürüyerek geldiğini farketmiş ve
karşı karşıya geldiklerinde
birbirlerine bakmışlar... Önce biri sağ
ayağını işaret ederek şöyle demiş:
- Vietnam, 42 yıl önce...
Bunun üzerine diğeri de kendi sağ ayağını
işaret etmiş:
- At pisliği 20 adım geride
Patates
Temel ve Dursun aynı köyün iki
delikanlısıdır.Yaşları yirmiyi bulur ve
askere giderler.Her ikiside çakı gibi
askerdirler.Günler,aylar geçer ve bizim iki
karadenizlinin başarıları artar.Bizimkiler
en iyilerin seçileceği tatbikata aday olarak
giderler.Tatbikatın ana konusu
kamuflajdır.Temel,dursunve diğer adaylar
tatbikatın olacağı meydana
toplanır.Askerlerden istenen bu boş arazide
en iyi kamuflajı yapmaktır. askerler dört
bir yana dağılarak,saklanmaya
başlarlar.Temel ve Dursun saklanmaya
çalışırken iki tane boş çuval bulurlar.Temel
birine Dursun birine girer.Diğer askerlerin
denetimi bitmiş sıra bizimkilere
gelmiştir.Komutan dursunun çuvalının başına
gelir.Çuval'a bir tekme atar. Dursun havv!!!
havv!!! diye bağırır.Komutan içinden "aferin
iyi kamuflaj yapmış diye mırıldanır.Sıra
temelin çuvalına gelir ve ona'da bir tekme
atar.Çıt yok.birdaha tekme gene çıt
yok.Komutan dayanamaz ve öyle bir tekme
vururki temel acısından bağırır.PATATES!!!,
PATATES!!
Guş Sandım
Yüzbaşı evin papağanına belli başlı
kelimeleri ezberletmişti.Mehmet gel, Mehmet
git, şunu yap, bunu yapma v.s...
Evde kimsenin bulunmadığı bir sırada.Evin
yeni emir eri ortalığı silip süpürmekle
meşgul görünüyordu.İçeriden MEHMED diyen
sesi duyunca fırladı koştu :
-Buyur, dedi ama arkası gelmedi .
Tekrar işine daldı.Bir zaman sonra tekrar
çağrıldı. Şaşırmıştı. Odada bu emri
beklemeye karar verdi.Papağana gözü
takıldığı anda da papağan "MEHMED" diye
çağırmasın mı!Derhal hazır ol vaziyetine
geçerek :
-Buyur komutanım, dedi.Kusura bakma seni guş
sandımdı.
Hans Kim?
Büyük bir savas çikmis. Bütün dünya bizim
Trabzonlular'a karsi... Derken herkes
kendilerine siper kazmis. Trabzonlular ayri
bütün dünya ayri. Ve savas baslamis.
Trabzonlular bir bir öldürülüyormus bu ise
bir çare bulalim demisler. Temel:
-Usaklar herkes egilirse de bizi vuramazlar.
Derken herkes egilmis. Diger taraftan da
düsman kuvvetleri bir buna çare olarak plan
yapmis ve baslamislar:
-Temel kim? oradan bir ses:
- Benim ula... baamm Temel ölmüs!
Bir ses daha gelmis:
-Dursun kim?
- O da benim ula.... bammm Dursun da ölmüs!!
Neyse Trabzonlular da akillanmis ve bu sefer
onlar baslamis:
-Hans kim? Ses yok!
-Maykil kim? Yine ses yok! Derken bir ses:
-Hans'a kim seslendi?
-Ben ula... BAAAMM!